Dünyada İngilizce

İngilizce çeşitli nedenlerle 21. yüzyıldaki en yaygın yabancı dil olarak kabul görmekte.
Bu nedenler arasında 18. yüzyılda sanayi devrimini gerçekteştiren Britanya İmparatorluğunun Kuzey Amerika'dan Avustralya'ya, Güney Afrika'dan Asya'ya kadar pek çok bölgeyi sömürgeleştirip etkisi altına almasının payı büyük.

Buna bir de 18. yüzyılda Britanya İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazanarak kurulmuş olan Amerika Birleşik Devletleri'nin özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasındaki küresel yükselişi eklenince İngilizce iş dünyasının, akademik hayatın ve belki de en önemlisi İnternet dünyasının en yaygın dili haline gelmesi kaçınılmaz oldu. (Teknoloji ürünlerinin yanında Hollywood filmlerinin ve Amerikan dizilerinin de payını unutmamak gerek!)

Günümüzde başta ABD, Britanya, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda olmak üzere birbirine oldukça uzak yerlerde anadil olarak konuşuluyor. Kişi sayısı bazında bakacak olursak Çince (Mandarin lehçesi) yaklaşık 900 milyon ile açık ara en çok konuşulan anadil iken İngilizce İspanyolca'nın ardından 3. sırada geliyor.

İngilizceyi Britanya İngilizcesi / İngiliz İngilizcesi (British English - BrE) ve Amerikan İngilizcesi (American English - AmE) olarak 2 ana başlığa ayırabiliriz. Bu iki İngilizce arasında konuşanların aksanlarının, bazı kelimelerin telaffuzlarının ötesinde yazılışlarında da farklılıklar var. 

Avrupa ülkelerinde konuşulan dillerin beceri seviyelerinin standart hale getirilmesi amacıyla CEFR olarak kısaltılan bir dil seviye sistemi oluşturulmuştur. Bu sistem ile birlikte İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe gibi birçok dil kendi içerisinde 6 ana seviyeye ayrılmıştır.

A1 ve A2 temel seviye olarak kabul edilir. B1 ve B2 orta düzeyC1 ve C2 de ileri düzey dil yetkinliğine sahip olunduğunu göstermektedir. (Çocuklarla yetişkinleri de seviyelendirme olarak ayırt etmekte fayda var. Neticede küçük yaştakilere akademik/teknik yazılarda kullanılan kelimeler ve dilbilgisi kalıpları öğretilmiyor.)

Seviyenizi bilmenizin size ne faydası olabilir? Diğer dilleri bir kenara bırakıp İngilizce özelinde düşünecek olursak seviyenizi bilmenizin en önemli faydası seviyenize yakın İngilizce yazılı ve işitsel materyalleri edinmeniz olacaktır.

Seviyenizin çok üstünde veya çok altındaki dokümanları kullanmanızın size kısıtlı faydası olacağının yanısıra muhtemelen kısa bir süre içerisinde çalışma hevesinizi kaybetmeye başlayacaksınız.

Yayınevlerinin lise, üniversite ve yetişkin gruplarına yönelik olarak sundukları seviyelendirilmiş materyallere bakacak olursak karşımıza çıkan genel tablo şu şekilde:

Starter / Beginner - Elementary - Pre-Intermediate - Intermediate - Upper-intermediate - Advanced - Proficient

(Kariyer olarak İngilizce öğretmenliğini seçmemişseniz açıkçası bu seviyelendirme konusu üzerinde çok da fazla durmamanızı ve deneyimine, bilgisine güvendiğiniz bir yakınınıza, öğretmeninize danışmanızı tavsiye ederim.) 

Seviye Tespiti Uygulaması, kontrol etmesi ve geribildirimde bulunulması kolay olmasından dolayı çoktan seçmeli seviye tespit sınavları yaygın hale gelmiş durumda. Genelde bir dil kursuna kaydolmaya gittiğinizde size çoktan seçmeli bir test verilir ve bunu belirli bir sürede bitirmeniz istenir.

Bu sınav 40 soruluk nispeten kısa bir sınav da olabilir, 120 soru gibi oldukça uzun da. Çoğu testte sorular en kolaydan başlar ve giderek zorlaşır. Soruların çok zorlaşmaya başladığı yerde durmanız tavsiye edilir. Testteki sorular farklı dilbilgisi kurallarını bilip bilmediğiniz test etmenin yanı sıra çok derinlemesine olmasa da kelime dağarcığınızı da ölçmeye çalışır. Çok sık olmasa da bazı sınavlarda okuma ve yazılı anlatım bölümleri de olabilir. Konuşma ve dinleme becerilerinizi kimi zaman ölçmezler, kimi zaman da bir öğretmen aracılığıyla size bazı sorular yöneltilir ve bu soruları yanıtlamanız gerekir.

Kısa sınavların öğretmenler açısından yararı potansiyel öğrenciyi fazla bunaltmadan seviyeleri hakkında genel bir fikir sahibi olmalarını sağlamalarıdır.

Son zamanlarda ise teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla elektronik seviye tespit sınavlarında artış görülüyor. Bunun için öğrencinin bilgisayar veya dokunmatik tablet kullanabiliyor olması yeterli.

Türkiye’deki özellikle yetişkin öğrencilerde - eğitim sisteminden de kaynaklı olarak - genel gözlemlediğim dilbilgisi seviyelerinin diğer becerilerinin üstünde olması. Küçük yaş gruplarındaysa televizyon, bilgisayar ve akıllı telefonların da etkisiyle dinleme ve konuşma becerileri okuma ve yazma becerilerinin önünde gitmekte.

Özetle dilbilginizin iyi olması ve muhtemelen çoktan seçmeli sınav alışkanlığınızdan dolayı bu tür testlerde başarılı oluyor olmanız diğer dil becerilerinizin de aynı seviyede olması anlamına gelmez. İşte tam da bu nedenle seviye tespitlerinde ve uzun vadeli çalışmalarda hedefiniz doğrultusunda ihtiyacınız olan becerileri gerekli seviyeye getirmek için özel çalışmalar yapmanız gerekiyor.

Örnek seviye tespit sınavları görmek için aşağıdaki linklerden faydalanabilirsiniz:

Cambridge - English Unlimited

Cambridge - face2face

Macmillan - Inside Out

Pearson - Speakout

EFSET - Online Test ; EFSET Plus - Online Test

UEFAP - Online Test

Linkler:


"Hayatımız Sınav" tabirinin kimseyi şaşırtmadığı bir eğitim sisteminde maalesef İngilizce öğrenmek de sınavlarla anılmakta.  
Sınavcı nesil sadece Türkiye'de yok. Dünyanın her yerinde mevcut. Bu sınavları amaç değil de araç olarak görürsek aslında biraz da ehliyet sınavlarına benzetebiliriz. Ehliyet sınavlarına hobi diye sürekli girenler var mıdır emin değilim. Genelde sınavı geçtikten sonra ehliyet alınıyor ve sürücü kursunda öğretmenlik yapmayacak ya da farklı sınıf ehliyete başvurmayacak kişiler için sınav bir araç olarak geçmişte kalıyor. 
İngilizce dil sınavları yüksek ücretleri nedeniyle pek de hobi olarak girilecek sınavlardan sayılmazlar. 

Dünyada İngilizce sınavı denildiğinde akla TOEFL ve IELTS gibi sınavların yanı sıra her seviye ve yaşa hitap eden Cambridge sınavları geliyor. 

Ceki Hazan